İthalatta Gözetim Uygulaması Hakkında Karar kapsamında, bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi amacıyla o malın ithalatında gözetim uygulanması süreci başlatılabilmektedir. Aynı karar uyarınca, bir malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin karar, başvuru üzerine veya resen yapılacak bir değerlendirme sonucunda İthalat Genel Müdürlüğü tarafından verilir. Yapılacak değerlendirmede ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınır.
Gözetim kararı Gözetim Belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe dönük olarak uygulanabilir.
İleriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra “Gözetim Belgesi” aranır.
Gözetim uygulaması, gözetime tabi tutulacak eşya İthalat Genel Müdürlüğünün düzenlemesini yapmış olduğu İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğler kapsamında yapılmaktadır.
Gözetimin amacı olan “ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisinin” gözetlenebilmesi için gözetim tebliğlerinde kıymet kriterli gözetim uygulamasına gidilebilmektedir ve bu gözetim uygulamaları kapsamında ithalatçı firmalardan gözetim belgesi talep edilmektedir. Gözetim belgesinin temin edilmesindeki bürokratik süreç ve talep edilen bilgi belgelerin temin edilmesi zorlu ve meşakkatli olabilmektedir. Kıymet krıterli gözetim uygulaması konulu 2019/1 sayılı Genelge ile beyan edilen kıymetin gümrük gözetim kıymetine yükseltilerek ithalatın gerçekleştirilebilmesi sağlanarak gözetim belgesi alınması zorunluluğunun önüne geçilmiştir.
Danıştay 7. Dairesinin 26.11.2024 tarihli Kararı ile Kıymet Kriterli Gözetim Uygulaması konulu 2019/1 Sayılı Genelgesini iptal edilmiş ve iptal kararı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 20.06.2025 tarihli Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerine yönelik dağıtımlı yazı ile Genelgenin iptal edildiğine bildirilmiştir.
Gözetimle ilgili tebliğlerde gözetim kapsamı eşya için gözetim kıymetinin altında olması halinde “gözetim belgesi alınması gerektiği” belirtilmektedir.
Gözetim belgesi alınamaması durumunda kıymetin gözetim miktarına arttırılarak işlem yapılabileceğine ilişkin mevzuat ise yukarıda iptal edilen Genelge ile düzenlenmişti ve genelgenin iptal olması ile birlikte gözetim beyanında bulunarak işlem yapılamayacağından sadece “gözetim belgesi” alınarak işlem yapılabileceğine ilişkin tebliğ düzenlemeleri kalmıştır.
Uygulama kısmındaki belirsizliğin giderilmesi için sektör temsilcilerinden gelen talepler de dikkate alınarak 26.06.2025 tarihinde Gümrükler Genel Müdürlüğü Bölge Müdürlüklerine yönelik dağıtımlı yazı göndermiştir. Söz konusu yazıda; “ilgili gözetim tebliğinde gösterilen birim gümrük kıymetinin altındaki eşyanın ithalatında gözetim belgesinin aranacağı, eşyanın söz konusu birim gümrük kıymetin üzerinde ithal edilmek istenilmesi durumunda ise gözetim belgesi aranmayacaktır” ifadesi yer almıştır.
Burada yer alan ifadeyi iki kısma ayırdığımızda; birinci kısımda yer alan “gözetim tebliğinde gösterilen birim gümrük kıymetinin altındaki eşyanın ithalatında gözetim belgesinin aranacağı” hususu konusunda tüm tarafların hemfikir olduğunu düşünmekteyim. Ancak asıl belirsizliği oluşturan ve asıl cevap aranan ikinci kısım ise “eşyanın söz konusu birim gümrük kıymetin üzerinde ithal edilmek istenilmesi durumunda ise gözetim belgesi aranmayacaktır” şeklinde yer almıştır. Söz konusu ifade ile ilgili olarak gözetim belgesi alınmadan kesinlikle ithalat yapılamayacağı anlamı da çıkarılmış, gözetim beyanında bulunarak kıymet gözetim kıymetine çıkarılıp gözetim belgesi almadan ilerlenebileceği yorumları da yapılmıştır. Bunun üzerine Gümrük Müşavirleri Dernekleri daha detaylı, açıklayıcı bir düzenleme yapılması konusunda Gümrükler Genel Müdürlüğüne yazılı bildirimde bulunmuştur.
Mevcut durumda ise gümrük idareleri bazında farklı uygulamalar yapıldığı görülmekte olup, bazı idarelerin taahhüt alarak gözetim beyanı bulunarak işlem yaptığı, bazı idarelerin ise gözetim belgesi olmadan işlem yapmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, gözetim belgesi sahibi olmayan ithalatçı firmaların da risk almamak için ithalat işlemlerini yapmakta çekindikleri görülmektedir. Bu durumda olan ithalatçılar için kötü olan durum ise gümrük gözetiminde bekleyen eşyası için ödemiş olduğu ardiye, demuraj vb. masraflarıdır.
Benim görüşüm her ne kadar Gümrükler Genel Müdürlüğünün tasarruflu yazısı açık olmasa da gözetim beyanında bulunarak işlemlerin devam ettirilebileceği yönündedir, ancak bu şekilde yapılmak istenmesi halinde herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmaması için ithalat beyannamesinde söz konusu tasarruflu yazıya istinaden işlem yapıldığı ve gözetim artışına itiraz etmeyeceğine ilişkin bilgi girişi ile işlem yapılması uygun olacaktır. Ancak buna rağmen Ticaret Bakanlığının ilgili birimleri tarafından bu konuda detaylı ve net bilgilendirme yapılarak soru işaretlerinin tamamının giderileceği bir düzenleme yapılması gerekmektedir.
Gözetim Sorununa Kapsamlı Çözüm:
Bilindiği üzere, gözetim uygulamasına ilişkin, gerek gözetim belgesi olmadan yapılan işlem için uygulanan müeyyide için gerekse beyanın gözetim kıymetine arttırılmasından dolayı ödenen fazla vergilere karşı mükelleflerin dava açtığı hususlar olmuştur. En son Danıştay tarafından iptal edilen Genelgenin sebebi de bir dava neticesidir.
Gözetim uygulamasına ilişkin olarak benim görüşüm, İthalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisinin incelenmesi ve yerli üreticiyi korumak adına gözetim uygulamasının yapılması gerektiği ancak gözetimin yapılma şekli ve usulüne ilişkin kapsamlı düzenlemeye ihtiyaç olduğudur.
Gözetim kapsamında olan ve ithal edilen eşyaların birçoğu ham madde ve yarı mamul şeklinde olması nedeniyle mamul üretim girdisi olarak kullanılmakta olduğunda ihracatı da olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden bundan sonraki süreçte de farklı olumsuzluklar yaşanmaması için öncelikle gözetim belgesinin temin edilmesi konusunda talep edilen bilgi belgelerde sadeleştirilme yapılması gerekir ya da kayıt belgesinde olduğu gibi bir sisteme gidilerek daha kolay ve hızlı sonuç alınabilecek bir sisteme gidilmesi gerekir.
Gözetim belgesi dışında, gözetim beyanı yapılarak gümrük gözetim beyanına yükseltilerek işlem yapılmak istenmesi halinde, gözetim miktarı kadar ek vergi ödemesinin yapılması, bununla birlikte bu kapsamda hesaplanan KDV’nin mahsup edilememesi mükellefte yersiz vergi ödediğine ilişkin algı oluşturmaktadır. Uzun vadede böyle bir algının oluşmaması ve gözetim sisteminin amacına uygun hale getirilmesi için gözetim belgesi ya da kıymetin gözetim miktarına çıkarılması yerine farklı bir “vergilendirme sistemi” şeklinde düzenleme yapılmasının daha uygun olacağı görülmektedir.

