Sayın İlgili;
Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği’nin yazısında, 1 Nisan 2026 sonrası AB’den A.TR dolaşım belgesi ve tedarikçi beyanı ile ithal edilen Tunus ve Arnavutluk menşeli eşya için İGV muafiyeti uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.
İGV’ye ilişkin mevzuat İthalat Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmekte, uygulamaya dair usul ve esasları belirleme yetkisi ise Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne aittir.
3351 sayılı Karar’a göre, A.TR kapsamında ithal edilen ancak AB veya Türk menşeli olmayan eşyaya kural olarak İGV uygulanır. Ancak Türkiye’nin taraf olduğu serbest ticaret anlaşmaları çerçevesinde çapraz menşe kümülasyonuna dahil ülkeler menşeli eşya için, menşe uygun şekilde tevsik edilirse İGV alınmaz.
Madde lafzında da belirtildiği üzere; AB veya Türkiye menşeli olmayan bir eşyanın AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde ithal edilmesi halinde İGV’nin uygulanmaması aşağıda belirtilen üç şartın birlikte sağlanmasına bağlıdır:
- Menşe ülke ile Türkiye arasında Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) bulunması,
- İlgili STA’nın çapraz menşe kümülasyonu kapsamında işletilmesi,
- Eşyanın tercihli menşeinin usulüne uygun şekilde tevsik edilmesi.
Arnavutluk ve Tunus bakımından yapılan değerlendirmede;
Türkiye ile her iki ülke arasında STA bulunduğu görülmekte olup ilk koşul sağlanmaktadır.
Arnavutluk bakımından; Türkiye–Arnavutluk Serbest Ticaret Anlaşması 1 Ocak 2026 tarihinden bu yana ikili kümülasyon çerçevesinde işletildiğinden, çapraz menşe kümülasyonu şartını içeren ikinci koşulun karşılanmadığı değerlendirilmektedir.
Bu kapsamda, menşe tevsikine ilişkin ayrıca bir incelemeye gerek bulunmaksızın, 10791 sayılı Karar ile ihdas edilen “Geçici Madde 2”nin geçerlilik süresinin sona erdiği 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla, AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde ithal edilen Arnavutluk menşeli eşyadan İGV tahsil edilmesinin icap ettiği düşünülmektedir.
Tunus bakımından; Türkiye–Tunus STA kapsamında 1 Nisan 2026 itibarıyla çapraz kümülasyonun mümkün olduğu tek STA ülkesinin Mısır olduğu, ancak 3351 sayılı Karar’ın 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının AB’den Gümrük Birliği çerçevesinde yapılan ithalat işlemlerine özgü olması nedeniyle, çapraz kümülasyon sistemine AB’nin de dahil olması gerektiği değerlendirilmektedir.
Bu çerçevede, Türkiye–Tunus–AB arasında 1 Ocak 2026 tarihinden bu yana çapraz kümülasyonun uygulanamaması nedeniyle Tunus’un da ikinci koşulu sağlamadığı anlaşılmaktadır.
Diğer bir deyişle; Arnavutluk ve Tunus menşeli ürünlerin, 3351 sayılı Karar’ın 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen ikinci koşulu karşılamadığı dikkate alındığında, üçüncü koşul olan menşe tevsikine ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
AB ile Gümrük Birliği kapsamında ticaret serbest dolaşım ilkesine dayandığından, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın 47 nci maddesinde yer alan ticaret politikası önlemleri hariç olmak üzere, AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde ithal edilen eşya için menşe tevsiki aranmamaktadır.
Bununla birlikte, hem Türkiye hem de AB ile aynı menşe kurallarına dayanan STA’ları bulunan ülkeler bakımından çapraz menşe kümülasyonunun uygulanabilmesi amacıyla, 2006/10895 sayılı Karar’ın Beşinci Bölüm hükümleri çerçevesinde, Ek-VI ve Ek-VII’de yer alan tedarikçi beyanı ve uzun dönem tedarikçi beyanı kullanılarak eşyanın ilgili STA ülkesi menşeli olduğu tercihli menşe kurallarına göre tevsik edilebilmektedir.
Halihazırda, gümrük mevzuatımızda 3351 sayılı Karar’ın 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “eşyanın tercihli menşeinin tevsiki” şartını karşılayabilecek, tedarikçi beyanı dışında başka bir belge bulunmadığından, tedarikçi beyanı bu kapsamda üçüncü koşulun sağlanmasında kullanılan temel belge haline gelmiştir.
Tedarikçi beyanına ilişkin düzenlemeler doğrudan AB gümrük mevzuatından kaynaklanmakta olup, ülkemiz açısından bağlayıcılığı Gümrük Birliği’nin işleyişine ilişkin esasları belirleyen ve “köprü mevzuat” niteliğinde olan Türkiye–AB Gümrük İşbirliği Komitesi’nin (GİK) 1/2006 sayılı Kararı ile bu Karar’a istinaden yayımlanan 2006/10895 sayılı Karar hükümlerine dayanmaktadır.
Bu çerçevede, tedarikçi beyanlarının geçerliliğine ilişkin değerlendirmelerin, kendi mevzuat sistemi içinde ve belgenin asli kullanım amacı olan AB ile çapraz kümülasyon uygulamalarının mümkün olup olmadığı esas alınarak, somut olay bazında yapılmasının daha uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Buna ilaveten, İlgi’de kayıtlı yazıda atıfta bulunulan “geçirgenlik” uygulaması, 20/12/2025 tarihli ve 33113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Pan-Avrupa-Akdeniz Tercihli Menşe Kurallarına Dair Bölgesel Konvansiyon Ortak Komitesinin 1/2023 sayılı Kararı Kapsamı Tercihli Menşe Kuralları Hakkında Yönetmeliğin 58 inci maddesinde düzenlenmiştir.
Söz konusu maddede; 2012 kurallarına göre Ek V’te yer alan kümülasyonun mümkün olduğu Taraf ülkelerden biri menşeli kabul edilen ve Armonize Sistem’in 1, 3, 16 (işlenmiş balıkçılık ürünleri bakımından) ile 25 ila 97 nci fasıllarında yer alan eşyanın, 10 uncu madde kapsamında menşe kümülasyonuna tabi tutulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, bu kapsamda kümülasyonun uygulanabilmesi için eşyanın 2012 kurallarına ilişkin mevzuata uygun şekilde düzenlenmiş veya hazırlanmış bir menşe ispat belgesi eşliğinde ithal edilmesi ve 10 uncu maddenin uygulanmasıyla elde edilen ürünler bakımından ihracat tarihinde 36 ncı maddede belirtilen belge saklama süresinin henüz sona ermemiş olması gerektiği düzenlenmiştir.
Bilgilerinize sunarız.

